Niye İhtiyar!

İnsan her halükarda seçer
Modern çağa teslim olmuş insanlarla dolu sokaklar. Ne tarafa gitsek hür değiliz. Ne tarafa gitsek modernizmin kafesinde hapis!

Modern çağa teslim olmuş insanlarla dolu sokaklar.  Ne tarafa gitsek hür değiliz. Ne tarafa gitsek modernizmin kafesinde hapis! Haliyle modern hayatı çekilir kılan güzel haberlere ihtiyaç hissettiğimiz şu günlerde ihtiyar dergisinin ilk sayısı  elime geçti.

İhtiyar kitap-kafenin açılışına özel sınırlı sayıda çıkan derginin Aralık sayısı da çıktı

Hepimizin bildiği gibi Vadi Yayınevi kapanmıştı. Dağılan Vadi müdavimleri İbrahim Çolak ağabeyin girişimleriyle, artık İhtiyar kitap- kafe müdavimleriydi.  Yeni mekanın heyecanıyla yeni bir dergi ateşlenmişti. Ateşlenen  bu derginin sloganı ‘‘İnsan her halükarda seçer.’’

Dergiden öğrendiğimize göre; ‘‘Dergi büyük ihtimalle ayda bir çıkar. Yetkililer Fatih Mutlu ve Sabit Müktesebat’ta, tüm sorumluluk İbrahim Çolak’tadır. Dergiye ulaşmak isteyenler ya da yazı göndermek isteyenler ihtiyardergisi@hotmail.com adresinden şanslarını deneyebilirler. Temsilci olmak isteyenler meşhur olmayı da göze almak zorundadır; tıpkı reklam vermek isteyenler gibi… Müessede çay mecburi, sigara serbesttir.’’

Derginin kadrosunda yok yok!

Gökhan Özcan “Her şey değişecek!” demiş. Sabit Müktesebat, Nükteli virgülle geri dönmüş. Alper Gencer son şiiriyle dergide yerini alırken; Sıtkı Caney, Ebuzeranın 17. bölümünü ihtiyarlar için yazmış. Sadık Battal’ın içimizdeki şizofrenlere iki çift lafı var! Bahadır İslam, Bosna’da yaşananları hatırlatmış. Hakan Albayrak; tabi ki Ortadoğu! Çeteyle yüreğimize yürek katan Güven Ağabey, kaza raporunu yayınlamış. Bülent Akyürek yine sözünü esirgemeden ‘‘durdururuz füzeleri göğsümüz puşt siperi’’ demiş! Ebubekir Kurban, İsmet Özel’e; Taha Kurutlu ise Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un yeni hareketi HAS partiye dair yazmış.  Diğer kıymetli isimler ise; Enver A. Hamit, Fatih Mutlu, Teodora Doni, Erdal Çakır, Mehmet Efe, Mehmet Aycı, Hilal Söylemez ve tabi ki yakışıklı ağabeyimiz Mustafa Yahya Çoşkun.

Sadece İhtiyar dergisine değil, aşkımıza aşk katan bütün dergilere sahip çıkalım. Kaybetmeyelim!

“Kaybedilen her dergi, kaybedilen bir savaş, hezimet veya intihar…” diyor ya Cemil Meriç… Öyle işte… Kaybetmeyelim!   Son olarak İbrahim Çolak ağabeye dikkat kesilerek bitirelim:

“Bismillah diyerek yola çıkan ‘‘ihtiyarlar’’ olarak sesimizi yükseltiyoruz. Sesimize ses vermenizi, sesimize ahenk katmanızı istiyoruz. Bu dünya bizim!”

Vesselam esaslı dergi olmuş!

kaynak:tıkla

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: